7 Mart 2020 Cumartesi

Ağaç Ev Sohbetleri



1. Kimsin sen? Kendini ne kadar tanıyorsun?

2. Sahi, nasıl tanırız kendimizi? Nasıl buluruz hayattan ne istediğimiz?

3. Ne kadar gerçekten "ben" olabiliriz acaba?


Bu sefer zor sorular gelmiş. Biraz erteledim cevaplamayı çünkü hem göz ameliyatı dolayısıyla bilgisayar ya da telefon kullanamıyordum hem de bu tür derin soruları cevaplayacak bir ruh halinde değildim. :) Ama şimdi çalışamaya biraz ara verdim ve hazırım. Gelsin.

Ufak şeylerden mutlu olabildiği halde sürekli negatif bir ruh hali içerisinde bulunan, sevdiği insanlara çook değer veren, empati yeteneği yüksek olduğu için çok acı çeken, hayvanlara aşık olan, yemek yemeye bayılan, çalışmayı çok seven biriyim. Bazen kendimi kendim hakkında kandırmaya çalışsam bile kendimi çok iyi tanıyan biriyim :)

Bence kişinin kendisini tanıyabilmesinin en iyi yolu yalnız olmasıdır. Ben de çok yalnız kaldım ve yalnız olmayı çok seven biriyim. Kendi kendimle konuşmayı severim, kendi kendimle zaman geçiririm. Bunların kendi karakterimi çözmekte, ne isteyip istemediğimi öğrenmemde büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

Asıl soru 3. soru bence. Herkes kendini bir şekilde tanımayı öğreniyor; ama ne kadar olduğumuz kişi olabiliyoruz tartışmalı. Bence hayatta insanın ruhunu en çok yıpratan şey de kendisi olamaması. Bunun belli sebepleri var tabii. Belki toplum baskısı, belki ekonomik sıkıntılar, belki de kendi olduğumuz kişiyi henüz kendimizin kabullenememiş olması "ben" olmamızı engelliyor. Ben son zamanlarda özellikle ekonomik baskı nedeniyle kendimi çok yıpratıyorum ve pek kendim olamıyorum. Tabii bu belki zamanla olduğum yerden tamamen kaçmamla sonuçlanacak. Yani kendimde öyle bir ışık görüyorum nedense bu ara. Her neyse. Onu zamanla göreceğiz. Şu an kendime nasıl bir yol çizmem gerektiği hakkında aklım çok karışık. Ama umarım yakın gelecekte bu konuda fikrimi netleştireceğim. 

Eğer siz de bu etkinliğe katılıyorsanız ve soruları yanıtladıysanız link yollarsanız sevinirim zira ben sadece Deeptone ve Kağıttan Dünyam bloglarında gördüm. Eğer katılmıyorsanız da yorum olarak fikrinizi belirtirseniz ne güzel olur :)

26 Şubat 2020 Çarşamba

Soruyorum #7


Trajikomik denildiğinde aklınıza gelen ilk şey nedir?



Benim aklıma bu şarkı geliyor. Bir yandan gülme isteği oluşuyor dinleyince; ama aynı zamanda çok üzücü...

25 Şubat 2020 Salı

Ağaç Ev Sohbetleri

Arkadaşlarım burada çok güzel, derin sohbetler var. Her hafta yazılanlar o kadar farklı ki bir sürü şey öğreniyoruz. Ben de bu hafta bir şeyler yazmak istedim. Zaten bu aralar sürekli bir şeyler sorma, sorgulama modumdayım. O zaman gelsin sorumuz :)

“Sıradan olmak, farklı olmak. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sıradan olmak gibi bir korkunuz var mı?”

Eskiden sıradan olmak konusunda ciddi korkularım vardı. Sanırım yaş da burada önemli bir faktör. Herkesten farklı olmak, değişik olmak, dikkat çekmek o zamanlar çok hoşuma gidiyordu. Ancak zaman içinde öğrendiğim bazı şeyler oldu.

Farklı olmak için bir çaba sarf etmemize gerek yok. Zaten herkes o kadar farklı ki... Lise zamanında kendi hayatıma ve kişiliğime o kadar odaklanmıştım ki diğer insanları tanımaya, görmeye zaman ayırmamıştım. Zamanla sadece kendimi görmeyi bırakıp dünyaya bakınca zaten çeşitliliğin farkına vardım.

Şu an sıradan olmaktan ya da farklı olmaktan korkmuyorum. Çünkü mutlu olabildikten, kendimi sevebildikten sonra bunların pek bir önemi kalmıyor. Bazen sıradan olmanın kafa dinginliğini, bazen de farklı olmanın verdiği o değişik, heyecanlı duyguyu tadıyorum. Bazen kendimden, hayatımın monoton gidişatından sıkılıyorum; ama sürekli farklılıklarım nedeniyle yaşayacağım aksiyonlu bir hayatın da beni yoracağını düşünüyorum. O yüzden akışına bıraktım. Korkmaya gerek yok :)

21 Şubat 2020 Cuma

Soruyorum #6


Bir insanın güvende olması için gereken en önemli şey nedir sizce?